Sebepsiz Yere Morarma Neden Olur? Hayatın içinde hepimiz zaman zaman kendimizi bir şeylere çarparız, düşeriz ya da yanlış bir hareket yaparız. Ama bazen öyle bir şey olur ki, vücudumuzda morarmalar oluşur; ancak hiç bir şey yapmadığımızı düşünürüz. Sebepsiz yere morarma, tıp literatüründe de sıkça karşılaşılan bir durumdur ve ardında birçok farklı sebep bulunabilir. Bazen basit bir şeyin işaretidir, bazen de daha ciddi bir sağlık sorununa. Peki, sebesiz yere morarma neden olur? Hadi gelin, hem bilimsel hem de duygusal açıdan bu durumu derinlemesine inceleyelim. İçimdeki Mühendis: Fizyolojik Perspektif Bildiğiniz gibi, morarma (ekimoz), derinin altındaki damarların kırılması sonucu kanın çevre dokulara sızmasıyla…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Çevlik Kimdir? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir İnceleme Toplumlar, kendilerini şekillendiren güç ilişkileri ve toplumsal düzenle sürekli bir etkileşim içindedir. Bu dinamikler yalnızca bireylerin hayatlarını değil, aynı zamanda toplumların siyasi yapısını da belirler. İnsanların kolektif bir şekilde nasıl bir arada yaşadığını, iktidarın nasıl işlediğini ve demokrasinin ne anlama geldiğini anlamak, güç ilişkilerinin ve toplumsal yapıların daha derinlemesine anlaşılmasını sağlar. Peki, siyaset bilimci perspektifinden bu soruları sorarken, Çevlik’in kimliği nasıl anlam kazandı? Onun düşünceleri, toplumsal düzenin bu güçlü yapılarına nasıl karşılık verir? Çevlik, modern siyaset biliminin sorunlarına, bireysel özgürlükten toplumsal katılım süreçlerine kadar bir dizi alanda önemli bir etki yaratmış bir figürdür.…
Yorum BırakBir Vakıf Kaç Kişi ile Kurulur? İzmir’de 25 yaşında bir genç olarak hayatı biraz mizahi bir bakış açısıyla izliyorum, ama ne yazık ki her şeyin de fazla analiz edilmesi gereken bir yönü var. Özellikle de hayatın bazen o kadar “normal” görünen ama aslında içinde binlerce soru barındıran kısmı… Mesela, bir vakıf kaç kişi ile kurulur? Bu soru aslında o kadar masum ki, ama içimde bir şeyler kıpırdanıyor. Hadi gelin, bu soruyu hem esprili hem de bir tık daha derinlemesine inceleyelim. “Hadi Ya, 1 Kişiyle de Kuruluyor Olabilir mi?” Bir gün kafamda bu soru belirdi: “Bir vakıf kaç kişi ile kurulur?”…
Yorum BırakGaziantep Türk Telekom Anadolu Lisesi Kaç Puan? Gaziantep, sadece mutfağı ve tarihiyle değil, eğitim hayatındaki başarılı okullarıyla da adından sıkça söz ettiriyor. Ancak, bu okullar arasında bir isim var ki, yıllardır öğrenci almak için en yüksek puanları toplayan okullardan biri: Gaziantep Türk Telekom Anadolu Lisesi. Peki, bu okulun 2025 yılı itibariyle öğrenci kabul etmek için hangi puanı belirlediği konusu nasıl şekilleniyor? Ve bu okul, yalnızca eğitim kalitesiyle mi dikkat çekiyor, yoksa başka etkenler de etkili mi? Türk Telekom Anadolu Lisesi’nin Yükselen Puanı: Bir Geleneğin Ardında Ne Var? Gaziantep Türk Telekom Anadolu Lisesi’nin tarihi, şehre dair eğitim anlayışının nasıl evrildiğini gösteriyor.…
Yorum BırakBehlül Türkçe mi? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir İnceleme Günümüzde politik bir figür veya sosyal bir hareket üzerine düşündüğümüzde, genellikle dil, kültür ve kimlik kavramları karşımıza çıkar. Fakat bu kavramları sadece dilsel bir analizle sınırlamak, bizleri toplumsal yapının derinliklerinden uzaklaştırabilir. Dil, sadece iletişim kurma aracı değildir; aynı zamanda güç, meşruiyet ve toplumsal düzenin biçimlenmesinde önemli bir rol oynar. Bu yazıda, “Behlül Türkçe mi?” sorusunu, iktidar, kurumlar, ideolojiler, yurttaşlık ve demokrasi çerçevesinde analiz edeceğiz. Bu soruya bakarken, siyaset biliminin temel kavramlarından olan meşruiyet ve katılımı da derinlemesine irdeleyeceğiz. Sosyolojik ve siyasal bakış açılarıyla “Behlül Türkçe mi?” sorusu, ilk bakışta sadece bireysel bir…
Yorum BırakİŞKUR’dan İse Girenlerin Maaşını Kim Öder? Tarihsel Bir Perspektif Geçmiş, sadece bir zaman dilimi değil, içinde bulunduğumuz anı anlamamıza ışık tutan bir aynadır. Bugün, sosyal güvenlik sistemlerinden, istihdam politikalarına kadar pek çok konuda geçmişin izlerini taşıyoruz. Bu yazıda, özellikle İŞKUR üzerinden işe girenlerin maaşlarını kimin ödeyeceği sorusunu tarihsel bir perspektiften inceleyeceğiz. İŞKUR, yalnızca iş bulma aracı değil, aynı zamanda devletin işgücü piyasasına müdahalesinin bir yansımasıdır. Bu yazı, sosyal politikaların gelişimi, devletin ekonomik rolü ve iş gücü piyasasında meydana gelen dönüşümleri anlamamıza katkı sağlayacaktır. Erken Cumhuriyet Dönemi ve Devletin İşgücü Politikaları Türkiye’de modern işgücü politikalarının temelleri, Cumhuriyet’in ilk yıllarına dayanır. 1923’te…
Yorum Bırakİnsan Vücudunu Ayakta Tutan Nedir? Edebiyat Perspektifinden Bir Keşif Giriş: Kelimelerin Gücü ve Anlatıların Dönüştürücü Etkisi Bir hikaye, tıpkı bir insan vücudu gibi, içinde derin anlamlar, yorgunluklar, kırılmalar ve yeniden doğuşlar taşır. Edebiyat, bazen kelimeler aracılığıyla, bazen bir karakterin içsel dünyasında gerçekleşen bir dönüşümle, insan ruhunun ve bedeninin sınırlarını zorlar. Bu yazıda, insan vücudunu ayakta tutan şeyin yalnızca fiziksel bir güç değil, aynı zamanda zihinsel, duygusal ve kültürel bir yapı olduğunu savunuyoruz. Edebiyat, tam da bu noktada, hem bir yansıma hem de bir güç kaynağı olarak karşımıza çıkar. İnsan vücudunun ayakta durmasını sağlayan, onu şekillendiren ve ona anlam kazandıran ne…
Yorum Bırakİbanda 1 Milyar Nasıl Yazılır? Bir Toplumsal Bakış Açısı Hayatımıza yön veren, düşündüğümüzden çok daha fazla etkileyen bir kavram var: “toplumsal normlar”. Pek çoğumuz, her an bu normların içinde yaşamaya, bu yapılarla var olmaya alışmış durumdayız. Ancak bazen, bir şeyin dışına çıkmak, bu normları sorgulamak, tıpkı “ibanda 1 milyar nasıl yazılır?” sorusunu sormak gibi, toplumsal düzeni yeniden düşünmeye sevk edebilir. Bu yazı, modern hayatın karmaşıklığı içinde basit görünen bir soru üzerinden toplumsal yapılarımızı ve bireylerin bu yapılarla olan ilişkisini anlamaya çalışan bir keşif yolculuğu olacak. İbanda 1 milyar nasıl yazılır? Sadece bir sayı değil, bu basit ama aynı zamanda derin…
Yorum BırakÖldürmeye Teşebbüs Suçu: Edebiyatın Gücüyle Bir Hukuk Meselesine Derin Bir Bakış Kelimeler, dünyayı dönüştürme gücüne sahiptir; bazen bir cümle, bir fikir ya da bir anlatı, gerçeğin katmanlarını açığa çıkarır. Edebiyat, bu gücü en belirgin şekilde kullanarak, insan ruhunun en derinliklerine dokunur. Yazarlar, karakterler ve olaylar aracılığıyla bize sadece bir dünyayı değil, o dünyayı nasıl algıladığımızı gösterirler. Aynı şekilde, hukukun da kendi metinleri vardır: kanunlar, düzenlemeler ve cezalar, toplumu şekillendiren bir tür anlatıdır. “Öldürmeye teşebbüs” suçu da bu anlatının bir parçasıdır ve hukuki olduğu kadar edebi bir açıdan da derinliklidir. Bu yazıda, öldürmeye teşebbüs suçunun şikayete tabi olup olmadığını, edebiyatın dönüştürücü…
Yorum BırakSekine Ayet Mi? Küresel ve Yerel Açısından Bir Bakış Son zamanlarda sosyal medyada sıkça karşılaştığım bir konu var: “Sekine ayet mi?” sorusu. Ne yalan söyleyeyim, bu soruyu ilk duyduğumda biraz kafa karışıklığı yaşadım. Ne demekti bu, nereden çıkmıştı, acaba gerçekten bir ayet mi vardı? Sonra biraz araştırma yapınca, aslında konunun çok daha derin olduğunu fark ettim. Hem yerel hem de küresel açıdan bu soruya nasıl yaklaşılabilir? Gelin, birlikte bakalım. Sekine: Kavramın Derinlikleri Sekine, İslam kültüründe ve Türkçede daha çok “bir şeyin huzur, dinginlik ve rahatlıkla ilişkili” olduğu anlamında kullanılır. Ancak, son yıllarda “Sekine” kelimesinin bazen bir ayet olarak nitelendirildiği ve…
Yorum Bırak