Az Pişmiş Et Tehlikeli mi? Izgara Başında Verilen Büyük Kararların Küçük Dramı
Herkese merhaba! Bu yazımızda “Az pişmiş et tehlikeli mi” hakkında bilinmesi gereken önemli noktaları ele alıyoruz.
İzmir’de yaz akşamlarının kendine has bir düzeni vardır. Hava sıcak mı sıcak, herkes biraz terlemiş, biraz keyifli, biraz da “bugün hiçbir şeyi kafaya takmayacağım” modundadır. Ta ki mangalın başına geçene kadar…
Çünkü mangal başında herkesin içinde küçük bir uzman uyanır. Daha önce hayatında iki kez et pişirmiş kişi bile bir anda gurme, kasap ve gıda mühendisi karışımı bir karaktere dönüşebilir.
“Abi bu et böyle daha güzel, suyunu içinde tutuyor.”
“Bence biraz daha pişsin.”
“Yok ya, fazla pişerse lastik gibi olur.”
İşte tam o anda sofranın ortasında küçük bir bilim kurulu toplanır. Konu da genellikle aynıdır: Az pişmiş et tehlikeli mi?
Ben de 25 yaşında İzmir’de yaşayan biri olarak böyle anlarda iki farklı kişiye bölünüyorum. Bir tarafım arkadaşlarımla gülüp “Etin içi pembe kaldı diye FBI baskını yapmayacağız herhalde” diyor. Diğer tarafım ise gece yatağa uzandığında internetten “az pişmiş et yedikten sonra kaç saat içinde belirti olur?” diye arama yapabilecek kadar düşünceli.
Yani gündüzleri rahat adam, geceleri kendi kendinin sağlık danışmanı olanlardanım.
Az pişmiş et neden bu kadar tartışılıyor?
Et konusu biraz garip bir konu. Çünkü lezzet ile güvenlik arasında ince bir çizgi var. Bir yanda yumuşacık, sulu, restoranlarda özel yöntemlerle hazırlanan etler var. Diğer yanda ise “Acaba midem bunu bir macera olarak mı görecek, yoksa isyan mı çıkaracak?” sorusu duruyor.
Özellikle kırmızı etin az pişirilmesi bazı kişiler tarafından lezzet açısından tercih edilebiliyor. Etin iç kısmının daha yumuşak kalması, suyunu kaybetmemesi ve daha yoğun bir tat vermesi istenebiliyor.
Ama burada önemli nokta şu: Her az pişmiş et aynı değildir.
Bir restoranda profesyonel koşullarda hazırlanmış bir et ile, yaz sıcağında arabanın bagajında unutulmuş ve sonra mangala atılmış et aynı kategoriye girmez.
Bunu arkadaş grubumuzda şöyle özetleriz:
“Etin kaderi pişerken belli olur, ama bazen bizim kaderimiz de yanlış saklanan ette belli olabilir.”
Biraz dramatik oldu ama et konusu bazen gerçekten dramatik sonuçlar doğurabilir.
Az pişmiş et tehlikeli mi sorusunun cevabı: Evet, bazı durumlarda
Az pişmiş et tüketimi bazı riskler taşıyabilir. Bunun temel nedeni, etin içerisinde bulunabilecek bazı mikroorganizmaların yeterince ısıyla etkisiz hale gelmemesidir.
Özellikle hijyen kurallarına dikkat edilmemiş, uygun sıcaklıkta saklanmamış veya hazırlanma sürecinde sorun yaşanmış etlerde risk artabilir.
Bazen insanlar “Ben yıllardır az pişmiş et yiyorum, bana bir şey olmadı” diyebilir.
Bu cümleyi duyunca içimden şöyle geçiriyorum:
“Ben de yıllardır telefonumu şarjda bırakıyorum, bazen hiçbir şey olmuyor ama bu güvenli olduğu anlamına gelmiyor.”
Hayatta bazı şeyler biraz şans işidir. Fakat sağlık konusunda sürekli şansa güvenmek pek akıllıca değildir.
Etin az pişmiş olması tek başına her zaman kesin bir sorun olacak anlamına gelmez. Ancak özellikle bazı kişiler için daha dikkatli olmak gerekir.
Kimler daha dikkatli olmalı?
Bazı insanların bağışıklık sistemi daha hassas olabilir. Bu nedenle az pişmiş et tüketirken daha temkinli davranmaları önerilir.
Özellikle:
- Hamileler
- Küçük çocuklar
- Yaşlı bireyler
- Bağışıklık sistemi zayıf kişiler
gıda kaynaklı hastalıklara karşı daha dikkatli olmalıdır.
Benim arkadaş grubunda böyle bir durumda herkes farklı tepki verir.
Biri hemen önlem alır:
“Ben bunu yemeyeyim, garanti olsun.”
Diğeri ise:
“Benim midem kale gibi.”
der.
Sonra aynı kişi gece saat 03.00’te:
“Acaba o etten mi oldu?”
diye mesaj atar.
İnsan psikolojisi gerçekten ilginç. Gün içinde cesaret abidesi olup gece küçük bir belirtiyle dedektife dönüşebiliyoruz.
Az pişmiş et yedikten sonra ne olabilir?
Az pişmiş veya uygun şekilde hazırlanmamış et tüketildiğinde bazı kişilerde mide rahatsızlıkları görülebilir.
Bunlar arasında:
- Mide bulantısı
- Karın ağrısı
- İshal
- Kusma
- Ateş
gibi belirtiler yer alabilir.
Tabii ki her mide ağrısı hemen “Eyvah, kesin etten oldu!” anlamına gelmez.
Bunu özellikle söylemek gerekiyor çünkü biz insanlar bazen inanılmaz bağlantılar kurabiliyoruz.
Geçen gün arkadaşım:
“Dün kebap yedim, bugün başım ağrıyor. Kesin kebaptan.”
dedi.
Dedim ki:
“Abi dün gece 4 saat uyudun, sabah kahve içmedin, bütün gün güneşte kaldın ama suçlu yine kebap mı?”
Bazen vücudumuzun dedektifliğini yaparken biraz fazla heyecanlanabiliyoruz.
Etin iyi pişmesi lezzeti öldürür mü?
Bu konu da et sevenlerin en büyük tartışmalarından biridir.
Bazıları etin tamamen pişmesini isterken bazıları daha az pişmiş halini tercih eder.
Burada önemli olan dengeyi bulmaktır.
Çünkü amaç sadece eti ateşe atıp kurutmak değildir. İyi pişmiş bir et hem güvenli hem de lezzetli olabilir.
Ben küçükken et konusunda biraz garip bir insandım. Annem sofraya yemek koyduğunda önce koklardım.
Annem:
“Sen yemeği mi kontrol ediyorsun, laboratuvar mı işletiyorsun?”
derdi.
Şimdi düşününce çocukken bile fazla analiz yapan biriymişim.
Ama aslında bu küçük kontrol alışkanlığı kötü bir şey değil. Yemekte dikkatli olmak, sağlığımıza önem vermektir.
Mangal keyfi yaparken nelere dikkat edilmeli?
İzmir’de özellikle yaz aylarında mangal kültürü çok güçlüdür. Sahilde, bahçede, piknik alanında herkesin elinde bir maşa görmek mümkündür.
Ama mangal keyfinin güzel kalması için birkaç noktaya dikkat etmek gerekir.
Etin saklanması önemli
Etin pişmeden önce uygun koşullarda saklanması gerekir. Uzun süre sıcak ortamda bekleyen etlerde risk artabilir.
Yani “Arabada biraz kaldı ama hava serindi” cümlesi bazen fazla iyimser olabilir.
Çünkü biz insanlar bazen yiyeceklere karşı gereğinden fazla güveniyoruz.
Çiğ et ve pişmiş et karıştırılmamalı
Aynı tabak veya ekipmanlarla hem çiğ hem pişmiş ete temas etmek hijyen açısından sorun oluşturabilir.
Mangal başında herkes acele eder:
“Şunu da koy.”
“Bunu da çevir.”
“Telefonumu tutar mısın?”
Derken bazen et organizasyonu küçük bir trafik kazasına dönüşür.
Bir kişi maşayı bırakır, biri salata taşır, biri müzik açar.
Sonra mangal başındaki kişi:
“Ben buranın şefiyim.”
der.
Ama beş dakika sonra etin hangi tarafını çevirdiğini unutur.
Az pişmiş et konusunda yapılan yaygın yanlışlar
“Dışı piştiyse tamamdır” düşüncesi
Etin dış yüzeyinin pişmiş olması her zaman yeterli olmayabilir. Pişirme süreci etin türüne, kalınlığına ve hazırlanma şekline göre değişebilir.
“Daha önce yedim, bir şey olmadı” düşüncesi
Daha önce sorun yaşamamış olmak her zaman risk olmadığı anlamına gelmez.
Bu biraz emniyet kemeri gibidir.
Kimse:
“Ben 10 yıldır kemersiz kısa mesafe gidiyorum, hiçbir şey olmadı.”
diyerek bunu güvenli ilan edemez.
“Biraz pembe kaldıysa kesin tehlikelidir” düşüncesi
Diğer taraftan her pembe görünen et de otomatik olarak tehlikeli değildir. Etin hazırlanma yöntemi, kalitesi ve pişirme koşulları önemlidir.
Yani konu siyah-beyaz değildir.
Hayat zaten genelde böyle. Çoğu şey “kesin iyi” veya “kesin kötü” diye ayrılmaz.
Benim az pişmiş etle kişisel mücadelem
Arkadaşlarla dışarı çıktığımızda bazen biri mutlaka şöyle der:
“Sen çok düşünüyorsun ya.”
Doğru olabilir.
Bir yandan şaka yapıp herkesi güldürürken diğer yandan içimden küçük bir kontrol listesi çalışıyor olabilir.
“Et nasıl pişti?”
“Temiz miydi?”
“Ne kadar bekledi?”
Sonra kendime gülüyorum.
Çünkü bazen hayatı fazla hesaplamaya çalışıyoruz.
Ama sağlık konusunda dikkatli olmak ile hayatın tadını kaçırmak arasında güzel bir denge var.
Ne her şeyi korkuyla yapmak gerekiyor ne de hiçbir şeyi önemsememek.
Sonuç: Az pişmiş et tehlikeli mi?
Az pişmiş et tehlikeli mi? sorusunun cevabı, etin türüne, hazırlanma koşullarına, saklama şekline ve kişinin sağlık durumuna bağlıdır.
Az pişmiş et bazı durumlarda sağlık riski oluşturabilir. Özellikle hijyen kurallarına uyulmayan, doğru saklanmayan veya yeterince güvenli şekilde hazırlanmayan etlerde dikkatli olmak gerekir.
Ama bu, et yerken sürekli endişe edeceğimiz anlamına gelmez.
Güvenilir yerlerden alışveriş yapmak, hijyene dikkat etmek ve uygun pişirme yöntemlerini tercih etmek çoğu zaman yeterlidir.
Sonuçta yemek dediğimiz şey sadece karın doyurmak değildir. Bir sofrada arkadaşlarla gülmek, aileyle sohbet etmek, güzel anılar biriktirmektir.
Sadece o güzel anıların ertesi gününü mideyle kavga ederek geçirmek istemeyiz.
Çünkü kabul edelim…
Bir akşam mangalda kral gibi davranıp ertesi gün “Ben neden böyle oldum?” diye yatağa bakmak, hayatın en gereksiz dramlarından biridir.
Et güzel şeydir.
Ama biraz dikkatle yenirse daha güzeldir.
“Az pişmiş et tehlikeli mi” konusundaki yazımızı okuduğunuz için teşekkür ederiz. Mediasun olarak sizlere her zaman kaliteli içerik sunmaya devam edeceğiz.
İlgili Makale: Az pişmiş et haram mıdır ?